TSF Ana Statü Taslağı
TÜRKİYE SATRANÇ FEDERASYONU ANA STATÜ TASLAĞI ÜZERİNE
Federasyonumuzun ana statü taslağı nihayet yayınlandı ve Genel Kurulda üyelerin onayına sunulacak. Hazırlık süreci uzun zaman alan ana statü taslağı hiç şüphesiz hukukçuların ve Spor Genel Müdürlüğü’nün görüşü doğrultusunda hazırlandı.
Pek çok ana statü hazırlığında yer almış biri olarak maddeleri gözden geçirdim. Burada yer vereceğim başlıkların her biri üzerine bir gerekçe makalesinin yazılabileceğini belirtmek isterim.
Ana Statünün bütününe bakıldığında, dayanak yasa ve yönetmeliğin asıl maddelerinin kopyalanarak bir metin oluşturulduğu görülecektir. Bunu seçilen yazım dilinden anlamak zor değildir. Bu ana statü Türkiye Satranç Federasyonu özelinde hazırlanmış olmalıydı. Dolayısıyla, düzenlemede yer verildiği şekliyle ‘spor federasyonu’, ‘spor federasyonuna bağlı spor dalları’, ‘spor dalı’, ‘spor dalının gelişimi’ gibi tanımlamalar doğru seçilmemiştir. 30 sayfa 56 maddeden oluşan tasarının tanımlar dışındaki asıl maddeleri arasında sadece 2 yerde satranç sözcüğünü görmek iç acıtıcı değil midir? Bunların yerine federasyonun kendine özgü, ‘satranç’ vurgusu yapılarak yer verilecek sözcüklerin yer alması doğru olacaktır. Federasyonumuza bağlı spor dalları mı vardır? Bu şablon sözcükler, özel nitelikteki ana statüyü doğru anlatmayacaktır.
Böylesi düzenlemeler taslak metin olarak görüşe ve hatta onaya sunulduğunda madde ayrıntılarını gösteren gerekçe metninin de ana metinden sonra yer verilmesi doğru ve yerinde bir uygulamadır. Böylece, maddelerin düzenleme koyucu tarafından hangi görüş ve gereksinime dayalı olarak yer verildiği anlaşılabilecektir. Ana statü taslağı bundan yoksundur.
‘Kopyala-yapıştır’ yöntemiyle bir ana statü hazırlanacaktı da 2022 yılından bu yana neden beklenildi diye sorulmaz mı şimdi?
Ana statünün dilinde ‘pozitif yönetim anlayışı’ sergilenebilirdi. Örneğin: madde 12.4’te : “… süreyi tamamlamak üzere sırası gelen yedek üye federasyon başkanı tarafından çağrılarak …” denilmesi yerine “… federasyon başkanı tarafından davet edilerek…” denilebilirdi. Benzer ruha hemen her maddede rastlamak olanaklıdır.
Bazı maddelerin belirsizlik içeren, yeri geldiğinde anlam kaymalarına ve hatalı yorumlamalara yol açabilecek dilde yazıldığı görülüyor.
Genel kurulu oluşturan üyelerin kaynağı belirlenirken: Federasyon çalışanlarının genel kurul üyesi olması kısıtlanırken – doğru seçim- , Spor AŞ. çalışanlarının genel kurul üyesi olmasında bir sakınca görülmemiş. Bu yönde bir kısıtlama konulmamış. Bu seçim doğru olacak mıdır?
Düzenleme taslağına göre; Federasyon Başkanı spor ahlakı ve disiplinine aykırı davranışlarda bulunanları Disiplin Kuruluna sevk ederken bu yetkisini devredebiliyor. Bu anlaşılır. Ancak, yetki devrinin atanmış Genel Sekretere de yapılabilmesi doğru olmayacaktır. Bu yolla seçilmişlerle atanmışların yetki alanlarının eşitlemesi, atanmışların gücünün seçilmişlere karşı artırılması olumlu olmayacaktır. Böylesi bir yetki devri, demokrasilerin gerektirdiği hesap verebilirlik ilkeleriyle çelişmektedir.
Federasyon yönetimi karar ve uygulamalarıyla sadece genel kurula hesap verir. Genel sekreterin hesap vereceği organ genel kurul değildir. Kaldı ki tasarıda genel sekreterin görevleri arasında böyle bir yetki görevi de sayılmamıştır. Düzenlemedeki 18.3.ç maddesi bu durumu düzenleyemez. Uygulamada etik olmayan sonuçlara yol açabileceği düşünülmeli, yetki devri kısıtlanarak belki sadece başkan vekiline yapılabilmelidir.
Dayanak yönetmelikte olumlu ve yerinde bir madde tasarı metnine de yansıtılmış. Önceki üst düzenlemelerde ve ana statülerde yer verilmemiş olan bu yeni maddede; federasyon başkanının ölümü, istifası veya seçilme koşullarını kaybetmesi durumunda izlenecek yol belirleniyor.
Yönetim kurulunda 2 ulusal sporcunun yer alması dayanak yasayla düzenlenmişti. Taslak düzenlemede “… yönetim kurulu üyesi olabilecek millî sporcu bulunmaması hâlinde…” şeklinde düzelenen maddenin “… belirlenen niteliklere sahip milli sporcu bulunmaması halinde…” şeklinde ele alınmasının daha doğru ve anlaşılır olacağı görüşündeyim.
Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları üye yapısı belirlenirken üyelerin çekilmesinden söz ediliyor. ‘Çekilme’ ne demek, bir tanımı yapılmamış. Yasal düzenlemelerde genel kurallar içerisinde çekilme, görevlinin mazeretsiz olarak belli gün sayısında görevinde hazır bulunmaması durumunda görevinden çekilmiş sayılacağı olarak ele alınır. Düzenlemede 14.6, 15.6 ve 17.5 maddelerinde “…üyenin üyeliği kendiliğinden sona erer ve çekilmiş sayılır.” şeklinde düzenlenmesi, çekilmenin bir tanımı yapılmadığından, daha doğru yazım olacaktır.
Yönetim kurulu toplantılarını düzenleyen maddede, yönetim kurulu üyelerinin istemi üzerine de federasyon başkanı tarafından kurulun toplantıya çağrılacağına yer verilmiş. Çağırı isteminde gerekçe ve gündem belirtilmeli ve bu gündem den başka bir konu görüşülmemelidir. Düzenleme maddesinin bu şekilde ele alınması yerinde olacaktır.
Diğer kurulların çalışma esaslarına bağlayıcı nitelikte olması nedeniyle ana statüde kısaca yer verilmelidir. Örneğin kurullar da uzaktan toplantı yapabilmeli, kurullara seçileceklerin niteliğine atıf yapılmalıdır. Bazı önlemlerin, ana statüde değinilmediği için, çıkarılacak talimatta yer verilmesi hukuki olmayabilecektir.
Türkiye Satranç Federasyonu Ana Statüsü, şimdiden, satranç ailemize hayırlı olsun.
#BirşeYyapmalı
2 Ekim 2024
IA&IO Tahsin AKTAR
Yorumlar -
Yorum Yaz