TSF Ligler Talimatı
ŞÖYLE BİR BAŞLIK VARDI!
‘DÜZENLEMEYİ ÜRETENLER NE DURUMDA?’
TSF ‘Satranç Ligleri Talimatını’ geçtiğimiz günlerde yayınlamıştı. Bunun üzerine eleştiri içeren yazımda “… düzenleme, biraz oradan biraz buradan kopyalanarak yapıştırılmış bir yapı…. Üretenler konuya uzak ve ilgisiz olunca…” demiştim. Düzenlemeyle yabancı sporcuların sorunların giderildiği, bunun ‘müjde’ gibi sunulduğuna değinmiştim.
Çok yakın bir dostumuz o günlerde aradı. “Yabancı sporcuların lisans sorunu talimatla bir şekilde çözülmüş işte, ne var bunda, bak halletmişler. Neden böyle bir karşı koyuş içindesin?” demişti. Uzunca konuştuktan sonra “haklısın sanırım,” dedi. Bu söyleşiden söz etmek için yarışmaların bitmesini bekledim.
O gün de bugün de yabancı sporcular lisanslarını nasıl edindi bilmiyorum. Üzerinde durduğum bu değil, sorgulama gereği de duymadım. (Belki hiç üzerinde durmaya da gerek yoktu aslında. Yasaların, anayasanın, hukukun tanınmadığı, uygulanmadığı bir düzende olunca…) TSF Lisans Talimatında dayanak olarak ‘SGM Lisans Yönetmeliği’ gösteriliyor. Bu yönetmelikte ve talimatta ‘Lig Lisansı’ diye bir kavrama yer verilmemişken, Ligler Talimatında yeni bir lisans şekli türetiliyor. Yani ‘normlar hiyerarşisine’ göre aykırı bir tanımlama ve uygulama ortaya konuluyor. GSİM’den sporcu lisansı edinilmesine gerek duyulmadan böyle bir lisans üretiliyor. TSF ve SGM’nin hukukçuları bunu nasıl kabul ettiler bu da ayrıca düşündürücü.
Anlayış diğer uygulamalarda olduğu gibi, ‘yaptım oldu’ noktasına dayanıyor. Eleştiri yazısı ve dostumuzun “haklısın sanırım” dediği buna yönelikti. O nedenle düzenlemeyi üretenlerin de ‘en yüksek ruh durumuna erişmiş’ olabilecekleri izleniminde olduğumu belirtmiştim. Yaptım oldu ile nereye kadar?
#BirşeYyapmalı
2 Ağustos 2023
IA&IO Tahsin AKTAR
Yorumlar -
Yorum Yaz