MHK İstişare Çalıştayı
TÜRKİYE SATRANÇ EDERASYONUNUN
MHK İSTİŞARE ÇALIŞTAYI
Çalıştayda, katılımcı eğitmenlerin deneyimlerinin paylaşımı, FIDE Satranç Kurallarıyla yeni hakem eğitim vizyonu ele alınacak, ‘ortak akıl’ oluşturulacak.
Görüştüğüm komisyon üyesinden edindiğim izlenime göre; iletişim çok da çalıştay ruhuyla gerçekleşmeyecek. Konu bütünü komisyon tarafından aktarılacak, katılımcılara beş dakika söz hakkı verilecek. Yasak savılacak bir anlamda. Yine aynı komisyon üyesine göre yeni etkinlik dönemi öncesinde de başta çalıştaya katılan eğitmenlerin de yer alacağı, ‘eğiticilerin eğitimi’ kursu düzenlenecek, ardından yapılacak sınavda başarılı olanlar yeni vizyonun hakem eğitmenleri olacak.
Onca yıl yüzlerce hakemin yetişmesi için eğitimlerinde rol almışken, yeniden “hakem eğitmeni olabilecek miyim?” bunun sınanmasını doğru bulmuyorum. Bu yaklaşım son derece inciticidir.
Sorarım şimdi: Çalıştayın teması ‘deneyim paylaşımı ve Türk hakemliğinin geleceğine yön verecek fikirlerin paylaşılması’ olarak belirlenirken geleceğe yön verecek düşünceleri üretecek, geçmişte hakem eğitmeni olanların yeniden eğiticilerin eğitimi başlığında yapılacak bir eğitime ve ardından sınava tabi tutulması da ne oluyor? Bu tutum bir çelişki değil midir?
Komisyon diyor ki: “geçmişten bugüne sahanın yükünü taşımış deneyimli isimlerimizin tecrübelerine başvurmayı ve ortak akıl ile hareket etmeyi kurul kültürümüzün bir gereği olarak görüyoruz.” Bu nasıl bir kültür anlayışıdır ki hem deneyimlerden yararlanacaksınız hem de bize yeniden eğiticilerin eğitimi kursunu öngörerek bir de sınayacaksınız? Örneğin, hakem eğitmeni olmak isterlerse, IA İsmet ARVİT hocaya, IA Özgür SOLAKOĞLU’na, IA Ali Nihat YAZICI’ya ya da bana kim eğitim verecek?
Önemli bir soru daha. Bugün MHK’de bu kararı alanları, komisyonda yer alanları kim/kimler eğitmişti?
Görüştüğüm komisyon üyesine ve Federasyon Başkanına, konuyla ilgili olarak, “hangi ölçüt getirilirse getirilsin, bazı isimler vardır ki bir ölçüt gözetilmeden, eğer onlar istiyorlarsa hakem eğitmeni olarak doğrudan değerlendirilebilmelidir.” demiştim. Ancak bu söylemimin hiç dikkate alınmadığını anlıyorum. Bu ilkesel yaklaşımı kınıyorum.
Ortaya konulan anlayışı da ‘hadsizlik’ olarak niteliyorum.
#BirşeYyapmalı
16 Nisan 2026
IA&IO Tahsin AKTAR
Yorumlar -
Yorum Yaz