• Favorilere Ekle

Disiplin Hukuku ve Yargılamalar

Disiplin Hukuku ve Yargılamalar
 
Disiplin suçu, hizmetin düzenini bozan eylemler bütünüdür.
 
Üçlemenin bu son yazısında ‘Disiplin Hukuku’ ele alınacak. ‘Yargılamaların’ şekli ve uygulamaları incelenerek yaptırımlara açıklık getirilecek.
 
Türk Dil Kurumu sözlüğünde disiplin, Fransızcadan alınmış (discipline) olup; “Bir topluluğun yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyulması durumu, sıkı düzen, zapturapt”, bireylerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü olarak tanımlanmıştır.
 
Hukuk ve kapsam
İnsanoğlu için, var oluşundan bu yana toplu olarak yaşama zorunluluğundan dolayı belirli bir düzenin sağlanmasının gerektiği bilinir. Ceza hukuku, sosyal düzeni bozmaya yönelik eylemleri suç olarak nitelendirir. Genel olarak suç sayılmayan bazı davranışlar da vardır. Bu davranışlara da ceza hukukundaki gibi bir yaptırım uygulanır. Ancak bu yaptırım kişi hukuku bakımından genel anlamda yaptırım sonuçlarını doğurmaz. Bu tür yaptırımları gerektiren hukuka aykırı eylemler de suçtur. Buna ‘Disiplin Suçu’ diyebiliriz. Disiplin suçu, hizmetin düzenini bozan eylemler bütünüdür. Belirlenmiş görevlere ve yasaklara uygun davranışı sağlamaya yönelik olarak yaptırım uygulanır.
 
Disiplin hukuku, çok farklı ve geniş bir uygulama alanına sahiptir. Disiplin hukuku bazı yönleriyle ceza hukukuna benzerlik gösterir. Kendine has özellikleri bakımından farklılıklar da gösterir. Disiplin soruşturması, usulü, savunma hakkı, disiplin yaptırımlarının yargı denetimine tabi olması son derece önemlidir.
 
Kamu otoritesi açısından disiplin yaptırımlarının amaçları birden fazladır. Danıştay bir kararında bunu “Disiplin yaptırımlarının amacı kamu hizmetlerinde sürekli, düzenli ve güvenli yürütülmesini gerçekleştirmek olduğu kadar devletin saygınlığını korumaktır” şeklinde ele almıştır. Disiplin hukuku kapsamında, yasak davranışlarla uygulanacak yaptırımlar bir belge olarak yayınlanır.
 
Spor alanında uygulanacak disiplin yaptırımlarının da bir amacı vardır. Sporda, yasak davranışlar karşısında, uluslararası kural ve uygulamaların da esas alındığı disiplin kuralları uygulanır. Disiplin yaptırımları, spor ahlakına sahip sağlıklı nesillerin yetişmesine yardımcı olmak adına ele alınır. Ayrıca spor kuruluşunun yani federasyonun saygınlığını korumaya yönelik olarak da disiplin yaptırımı uygulanabilecektir.
 
Temel hareket noktamız satranç sporu olunca, kimler bu kapsamda disiplin hukukuyla karşı karşıyadır? Kulüpler, satranç sporcuları, hakemler, antrenörler, yöneticilerle satranç sporunda görevli diğer kişiler, federasyonun kurullarının her düzeydeki üyeleri disiplin hukukuna tabidir. Sayılan bu tüzel ve özel kişiler, spor ahlakına ve disiplinine aykırı olay ve eylemleri karşısında yargılanır.
 
Yargılamalar
Hukuka aykırı bir eylem ya da davranışa birden fazla yaptırım uygulanmaması yargılamada temel ilkedir. Ama ceza hukukuna ait bir yargılamayı gerektiren eylemin spor ahlakına göre aykırı olması durumunda disiplin hukukuna göre de yargılama yapılması gerekebilir. Ceza hukukuna göre yaptırım uygulanacak olması veya olmaması durumu, ayrıca disiplin hukukuna göre de yargılama yapılarak yaptırım uygulanmasına engel değildir.
 
Suçun unsurlarının oluşmaması ya da suçun o kişi tarafından işlenmediğinin saptanması üzerine, ceza hukuku yönünden beraat kararı verilmesi durumunda, bu kararın disiplin soruşturması açısından da bağlayıcı olacağı unutulmamalıdır.

Sevk işlemi
Yazılı düzenlemeye göre, eylem spor ahlakına ve disiplinine göre aykırı olarak suç sayılıyorsa, sevk yetkilisinin yazılı istemiyle ‘Disiplin Kurulu’ tarafından yargılama yapılır. Kurul, kendisine doğrudan ulaşan bir şikâyeti veya bir olayı doğrudan görev sayarak, bir disiplin soruşturmasına karar vererek yargılama yapamaz. Kurula sunulan hazırlık dosyasında; eylemin özeti, gerçekleştiği tarih, etkinlik türü, yaptırım uygulanmak üzere sevk edilen kişi veya kuruluşun kimlikleri, gerekçeler, tanıklar, belge ve diğer bilgiler yer alır.
 
Genellikle hakem uygulamaları ve oyuncu davranışları sonrasında ortaya çıkabilen olumsuz durumlar yargılamaya konu olabilmektedir. Hakem ve gözlemci raporlarıyla sevk istemi dile getirilebildiği gibi, üçüncü kişilerin de şikâyet ve ihbarları yoluyla da disiplin yargılaması için sevk yapılabilmektedir.
 
Hakemler disiplin hukuku karşısında ayrıcalıklıdır. Hakemlerin yaptıkları görevden dolayı tutum ve eylemleriyle ilgili disiplin soruşturmasına konu olacak davranışları, öncelikle, hakemlerin üst kurulu tarafından incelenir. Kurul yaptığı incelemenin sonunda yargılamayı yerinde görüyorsa sevk yetkilisine durumu rapor eder. Sevk yetkilisi bu rapor doğrultusunda sevk işlemini gerçekleştirir. Aksi olsaydı, her durumda, her süreçte hakemler için yapılan onlarca şikâyet karşısında yerinde olmayan gerekçelerle yargılanmaları gerekirdi. Düzenlemenin böyle olması hakemlik kurumunu korumaya yöneliktir.
 
Soruşturma, ifade ve savunma
Yargılama makamı olan ‘Disiplin Kurulu’ açılan soruşturma kapsamında ilgililerden konuyla ilgili olarak neyle suçlandıklarını bildirerek ifadelerini ister. Sonrasında da neyle yargılandıklarıyla uygulanacak yaptırımı bildirerek savunmaları istenir. Yargılanması istenenlerin yaşının buna uygun olması, yaptırım karşısında sorumluluğunun olması gerekir. Aksi durumda bir soruşturma başlatılamaz.
 
İlgililer, hazırlık dosyasında neyle suçlanmışlarsa yargılama o kapsamda yapılır. Kurul, hazırlık dosyasındaki atılı suçun kapsamı dışına çıkamaz. Suç sayılan eylemin karşılığı olan niteliği değiştiremez. Ancak suç ile zanlıya dayandırılan niteliğin uyumsuz olması durumunda bu bir kararla sevk yetkilisine bildirilir.
 
Disiplin Kurulu, ifadeler ve savunmalarda ortaya çıkan, varsa zanlı sayılabilecek yeni kişileri doğrudan soruşturmaya katamaz. Kişiyle ilgili olarak sevk yetkilisine suç duyurusunda bulunulur.
 
İfade ve savunmalarda yeni tanıklar ortaya çıkmışsa Kurul bunu değerlendirebilir. Bunların yanında, ifade ve savunmalarda suç sayılabilecek yeni bir eylemin ortaya çıkması durumunda, Kurul bu eylem için doğrudan soruşturma başlatamaz. Kurul bu durum karşısında sevk yetkilisine ve gerekiyorsa Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur.
 
İfade ve savunmalarda yer verilen, atılı suçla ilgili konunun dışında verilen bilgiler, söz konusu olayla ilgili olmayan farklı zamanlardaki olaylara ilişkin görüşler, bunlara ait belgeler oluşacak kararda dikkate alınmaz. Bu durum gerekçeli kararda belirtilir.
 
Hazırlık dosyasıyla zanlı ve tanıkların ifade ve savunmalarında dile getirilenler, sunulan belgelerin ve delillerin ‘usulüne uygun olarak elde edilmiş’ olması gerekecektir. Böyle elde edilmemiş belge ve deliller dikkate alınmaz.
 
Kararlar
  • Zanlı yargılama sonunda suçlu görülebilir. Bu durumda atılı suç kapsamında yaptırım uygulanmasına karar verilir. Aynı kapsamda, gerekiyorsa, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda da bulunulur.
  • Yargılama sonunda zanlı beraat edebilir. Berat ile sonuçlanan konuda bir yaptırım da uygulanmaz.
  • ‘Şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi uyarınca, delil yetersizliği nedeniyle zanlının atılı suçu işlediği yönünde bir kanı oluşmayabilir. Böylesi durumda da bir yaptırım uygulanmaz. (Bunun bir berat kararı olmadığına dikkat edelim.)

Bir yaptırım öngörülmüşse; temelde, ilkesel olarak, karar yaptırımın alt sınırından verilir. Ancak ağırlaştırıcı nedenler gözetilirse, yaptırımın üst sınırına yaklaşan veya doğrudan üst sınırdan bir karar verilebilecektir.
 
Yazılı kurallar ve usullere göre uygulanacak yaptırıma ilişkin verilen kararlara itiraz etmek olanaklıdır.  
 
Suçların niteliği ve yaptırımlar
Yapmak zorunda olduğu işlemi kayıtsız kalarak yerine getirmemek, kişi veya kurullara, yerine getirdikleri görevlerinden dolayı çirkin ifadeler kullanmak, seremoniye katılmamak suç olarak tanımlanmıştır. Bunlar ‘kasıtsız suç’ olarak adlandırılır. Karşılığında ‘uyarı’ yaptırımı uygulanır.
 
Centilmenlik dışı hareketlerle talimatlara kasten aykırı davranmak suç olarak nitelendirilir.
 
Yazılı, sözlü veya yayın yoluyla görevlilere yaptığı görevden dolayı veya görevi sırasında ‘hakaret etmek’ suçtur.   
 
Görevlerini yerine getirenlere fiziksel olarak zarar vermek, saldırıda bulunmak da suçtur.
 
Bilerek gerçek olmayan lisans kullanmak, gerçek olmayan evrak düzenlemek ‘sahtecilik’ suçudur.  
 
Suçlu görülerek yaptırım uygulandığı sürede etkinliklerde yer almak da suçtur.
 
İzinsiz olarak yarışma düzenlemek ve bu yarışmayı yönetmek de suç olarak kabul edilmiştir.
 
Yurt içinde veya dışında, ulusa, ülkeye veya başka bir ulusa onur kırıcı harekette bulunmak suçtur.
 
Etkinliklerin başlamasına engel olmak, hileli ve danışıklı biçimde yarışmak, çıkar sağlamak, çıkar sağlayarak etkinlikleri yönetmek, gerçeğe aykırı rapor düzenlemek, görevi ihmal etmek, suça teşvik etmek eylemleri suç kapsamındadır.
 
Sıralanan suçlar karşısında, değişen sürelerde ‘yarışmalardan men’ ve ‘hak mahrumiyeti’ yaptırımı uygulanır. Gerçek olmayan lisans kullanarak yarışmaya katıldığı kesinleşenlerin elde ettikleri puanlar silinir.
 
İki önemli suç sayılacak eylem vardır ki hem suçun niteliği hem de uygulanacak yaptırım bakımından çok önemlidir: ‘Hile’ ve ‘Doping’. Bu iki eylem için de değişen sürelerde ‘yarışmalardan men’ ve ‘hak mahrumiyeti’ yaptırımları uygulanır.
 
Bu yaptırımların yanında kişi veya kuruluşlar için farklı uygulamalar da geliştirilmiştir.
  • Hileye karşı ihlali gerçekleştiren oyuncunun oynadığı tüm maçları, hakem kararıyla kaybettiği, rakiplerinin kazandığı kabul edilir.
  • Takım veya bireysel sıralamadaki puan hesapları yeni duruma göre yapılır.
  • Oyuncu sıralamadan çıkarılır,
  • Oyuncunun elde ettiği her tür unvan veya norm geçersiz sayılır.
  • Varsa kazanılan her türlü ödüller geri alınır.  
Doping suçları ve uygulanacak yaptırımlar konusunda, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Türkiye Dopingle Mücadele talimatı hükümlerine göre yaptırım uygulanır.
 
Talimatlara kasten aykırı davranan kulüplere, yarışmalardan men ve hak mahrumiyeti yaptırımı dışında ayrıca ‘para ödeme’ yaptırımı da uygulanır.
Hile yaptığı için yarışmalardan men ve hak mahrumiyeti yaptırımı uygulanan kulüpler ‘küme düşürülür.’
 
Takım satranç etkinliklerine katılan kulüpler, yarışma yönergelerinde belirtilen koşullara aykırı davranmaları durumunda, oynadığı maçın masa sayısı kadar sıfır puan verilerek ‘hükmen yenik’ sayılır.
 
26 Nisan 2018
 
IA&IO Tahsin AKTAR

Yorumlar - Yorum Yaz