• Favorilere Ekle

Norm Sendromu

Norm Sendromu

Ya üç normunuz olacak ya da yarışmalardan edinilmiş iki normunuz olacak ki eğitime ve sonrasında sınava katılma hakkına sahip olabilesiniz.

 Hakemlerin dikey ilerlemelerinde kullanılan yerleşik ana kural ‘Norm’ adı verilen düzenleme yoluyla gerçekleşiyor. Dikey ilerleme için bir eğitim alıyorsunuz, sonrasında sıkı bir sınavdan geçiyorsunuz, başarılı olmuşsanız bu kez norm edinmeniz gerekiyor ki terfi işleminiz gerçekleşerek yeni kokardınızı takmaya hak kazanasınız. (Eğitim/sınav öncesi de norm edinilebiliyor.) Tabi ki bir ilerleme düzeni olacaktır, tabi ki ilerleme bir kurala ve sıraya dayanacaktır. Bu gün uygulanan ‘Norm’ sistemi iflas etmiş durumdadır. Yine çok iddialı bir söz ettiğimin farkındayım. Öyleyse mevcut duruma bir bakalım.
 


Normlar
Sıkıca eleştirdiğim dikey ilerlemeye yönelik eğitim programı sonrası yükselme sınavına girebilmek için bile belli sayıda norm elde etmiş olmanız gerekiyor. Peki, bu yükselme normları nereden ve nasıl elde ediliyor?
  • Gelişim sınavında başarı gösterildiğinde,
  • Belirli hakemlik görevlerinde başarıyla görev yapıldığında,
  • Yükselme sınavında başarı gösterildiğinde,
  • Antrenör sınıflamasına göre ikinci kademe elde edildiğinde,
  • Belirlenmiş bir ölçüde rating sahibi olunduğunda,
Bir hakem bu yollarla dört norm elde ettiğinde ulusal terfi listesine girebiliyor. Yılda birkaç kez hakemlerin norm sayıları açıklanıyor. Son listeye baktığımızda 30 hakemin ulusal terfi için gerekli dört normu tamamladıklarını görüyoruz. Henüz sınava da girmemiş olmalarına karşın normlarını tamamlamış durumdalar. Bu ilginç, buna döneceğiz. Hemen ardından terfi etmenin kıyısında olan, yani üç norm sahibi, 64 hakemin olduğu görülüyor. Eğitime katılarak sınavda başarılı olduklarında hemencecik lacivert kokardı takıverecekler. (Öyle mi?) Toplamda 400 hakemin yer aldığı liste uzayıp gidiyor iki normu olanlar, bir normu olanlar diye.
 
Daha önce ‘Satranç Akademisinden’ mezun olarak edinilebilen norm sıralaması da vardı, sonradan kaldırıldı. Kaldırılabilir, bu bir yönetim tercihidir. Ancak bu yolla edinilmiş normlar hiçbir zaman geçerliğini yitiremez. Yarışmalardan iki norm almak kolay değil, bir de yükselme sınavında başarılı olacaksınız, tüm bunlar için bir zaman gerekecek, dolayısıyla akademiden edinilen normu hemen, kısa sürede kullanmak olanaklı değil.

Norm listesinin başında “akademi normlarının uygulamadan kaldırılmıştır” denilmiş. Buradan şu anlaşılmamalı: Hakemlerin, satranç akademisinden elde ettikleri normlar artık kullanılamayacak. Hayır! Öyle anlaşılmamalı, öyle de olmamalı. Hakem, yarışmalardan edinilecek iki normu tamamladıktan ve yükselme sınavında başarılı olarak üçüncü normu edinmeyi hak ettikten sonra işte o zaman akademiden elde ettiği normdan yararlanma olanağına sahip olabilecektir. Böyle anlaşılmalı ve böyle uygulanmalıdır. Farklı bir uygulamayla karşılaşan hakemlere haksız işlem yapılmış olduğunu açıklıkla söyleyebilirim.
 
Sendrom başlıyor
Burada hiçbir hakem öne alınmıyor, hiçbir hakemin elde ettiği normlar sorgulanmıyor. Hepsine helal olsun, iyi ki varlar. Bunu söyleyerek devam etmekte yarar var. 
 
Hakemlerin, yükselmelerini-ilerlemelerini düzenleyen kuralda, “son üç yıldaki etkinliklerde en az iki tanesi yarışmalarda alınan norm olmak koşuluyla dört norm almış olanlar Ulusal Hakem adayı olurlar” deniliyor. Ancak, eğitim ve sınava davet edilirken başka kuralların konulması ana kuralı bozuyor. Bu olmaz, ek kural konulmaz. “kursa gelmek için yarışmalardan alınmış iki normu olanlar” deniliyor. Üç veya daha fazla ‘Ulusal Hakem Normu’ olanlarla her ikisi de yarışmadan olmak üzere iki ‘Ulusal Hakem Normu’ olanlar eğitim ve sınava davet ediliyorlar.
 
Başlarken norm sendromu dedik ya işte tam burada yaşanıyor ‘sendrom’. Ya üç normunuz olacak (bu normların hangi yollarla elde edildiğinin bir önemi yok, öyle anlaşılıyor), ya da yarışmalardan edinilmiş iki normunuz olacak ki eğitime ve sonrasında sınava katılma hakkına sahip olabilesiniz. Ama dikkat edelim bu koşula göre normlarınızın ikisi de yarışmalardan elde edilmiş olması gerekiyor. İşte bu zor! Sınavda dahi hakemler bu kadar zor bir uygulamayla karşılaşmazken yükselme kuyruğunda bu denli zorlanarak sendrom yaşıyorlar.

Bir sıkıntı da bu davet sınırlamasında çelişkili iki sıralamanın oluşudur. Bu düzen içerisinde kalındığı sürece neden ulusal yükselme eğitimi ve sonrasındaki sınavına il düzeyindeki tüm hakemler katılamıyor? Neden önlerine iki norm engeli konuluyor? Sınav başvuruları için neden günler öncesi kayıtlar kapatılıyor? Bunu anlamak olanaklı değil.
Mevcut duruma göre:
  • Gelişim eğitimine ve sonrasında sınava giriyorsunuz, başarılı da oluyorsunuz, bir norm elde ediyorsunuz yükselme sınavına girebilmek için bu tek başına işe yaramıyor.
  • Satranç edinimlerinizi artırarak ikinci veya hatta üçüncü kademe antrenör oluyorsunuz, bir norm da buradan elde ediyorsunuz,  yükselme sınavına girebilmek için bu da tek başına işe yaramıyor.
  • Biraz keyif için biraz da ’işe yarasın’ diye turnuvalara katılıp oldukça iyi performansla rating elde ediyorsunuz, bir normunuz da buradan oluyor, yükselme sınavına girebilmek için bu da yine tek başına işe yaramıyor.
 Bu üç norm birden sağlanmışsa eğitime ve sonrasında sınava katılmak olanaklı. Öngörülen üç normu elde ettik diye düşünmeyin, lacivert kokart hala çok uzakta. Sınavda da başarılı olursanız normlarınız tamamlanacak, dört normunuz olacak. Kural öyle değil mi? Böyle de yetmiyor işte. Ne olacak, yarışmada görev alacaksınız, başhakemden de en az 75 puan alacaksınız (bunun için masa örtülerinin yıkanıp ütülendiğini, çay-kahve setindeki eksikliklerin giderilip giderilmediğini, wc kabinlerini, ses düzenini, sporcu servis araçlarını, konaklama sorunlarını kontrol etmek gerekiyor)bir normunuz olacak. (Bu konular, hakemler için oluşturulan ‘Hakem Çantası’ içinde bulunan kontrol listesinde yer alıyor).

Yine yeni kokardınıza kavuşamayacaksınız. Şansınız yaver gidecek bir kez daha göreve çağrılacaksınız yine aynı ve belki daha üstün bir performans gösterilecek ki bir norm daha almak olanaklı olsun. Daha önce elde edilen beş norm ne oldu, boş verin onları. Önemlisi bu son iki norm. Yükselmek için dört norm gerekli dememiş miydik? Evet öyle. Öyle de toplam altı norm oldu yükselme çıtasına gelindiğinde, iki norm için harcanan çaba boşa mı gitti yani? Üzülmeyin, pilava dökülen yağ boşa gitmez derler ya öyle işte.
 
Burada sıralanan norm sıralamasından birini, bir de yarışmadan norm elde etmişseniz yine eğitime gelemeyeceksiniz. Mutlaka yarışmadan iki norm elde etmiş olmalısınız, boşa ısrar etmeyin.
 
Hani yukarıda bir konu için ‘ilginç’ demiştik, buna dönelim şimdi. Nasıl olur da eğitime ve sınava girmeden dört norm tamamlanır? Bunu da sormayın. Bu çok zor bir soru. Ben yanıt veremem. O listeye bakarsanız belki yanıt için bazı ipuçları görebilirsiniz. Bakıyoruz da bazı hakemlerin altı norm elde ettiklerini ama henüz terfi edemediklerini görürüz. Az önce dedik ya prosedür de öyle diyor, dört norm gerekli, nedir bu altı norm? Ellerine sağlık hakemlerin çalışmış da elde etmişler işte. Yarışmalardan elde edilmiş dört norm sahibi hakemler var listede ve hala yükselme sınavına girmemişler. Madem sınava gelme eğilimi göstermiyorlar neden bu hakemlere üst üste görev veriliyor, görev bekleyen yüzlerce hakem varken. (Bu hakemlerin yüksek performans göstererek norm elde etmelerine diyecek bir şeyim yok bunu bir kez daha belirtiyorum.)
 
Görev bekleyenler
Bazı söylem ve kaynaklara göre 4 bin civarında il düzeyinde hakem olduğunu, yine, 850-1000 kadar da aktif il hakemi olduğunu düşünüyorum. Sezon yeni tamamlandı, bu yıl 26 yarışma için hakem görevlendirmesi yapılmış. Tüm yarışma türlerinde norm verildiğini düşünseniz bile (düne kadar anı turnuvalarında norm verilmiyordu örneğin) 165 il hakemine görev verilmiş 26 yarışma için yapılan görevlendirme listesine göre. (Tekrar tekrar görev alanlara dikkat edilmedi bu hesapta.) Norm tablosunda ulusal norm için, belirtilen yarışma türlerine göre, toplamda 45 norm var.

Şimdi nasıl olacak bu norm hesabı? Başhakemin yanında gözlemci normunu da anlamlandırmak pek doğru da değil ayrıca. Ancak ve ancak tekrar görevlerle birlikte 165 il hakemi görevlendirebileceksiniz ve dağıtabileceğiniz ancak 45 normunuz olacak (bu sayıda 25 norm yaş gruplarından), 1000’e yakın hakem varken. Bu norm sistemi iflas etmemiş de ya nedir? Nasıl terfi edecek bu hakemler? Sıklıkla, ilçelerde bile aday kursu açılırken, havuza sürekli hakem adayları alınırken terfi nasıl olacak? Bu gidişle terfi yakın görünmediği gibi sürekli de sıkışan bir sistem yaşanıyor.
 
Nasıl olacak?
Norm sendromunu, aslında bu günküne göre daha kolay ve anlamlı olan bir yöntemle, aşmak olanaklı. Dört yıl önce bu yeni kavramı önermiştim. Alt yapı çalışmalarını da yaparak önerdim hem de. Ama ısrarla devam edildi mevcut sisteme. Hemen, ilk öncelikle, tüm hakem eğitim programları günün koşullarına göre geliştirildikten sonra:

  • Aday hakem kurslarına sınırlama olmalı, aday hakem kursunun açılabilmesi için ölçütler belirlenmeli,
  • Hakem görevlendirmede öncelik ölçütleri getirilmeli ve sıkı biçimde uygulanmalı (bu sayede, yarışmalara, seçicilerin kafasındaki bakışa göre hakem seçilmez),
  • Hakem değerlendirme ölçütleri yeniden ele alınmalı,
  • Yarışma tür ve özelliklerine göre hangi yarışmalarda hangi derece ve sınıftaki hakemlerin görev alabileceği saptanmalı (bu sayede de uluslararası nitelikteki bir yarışmada ‘Aday Hakem’ görevlendirilmez belki),
  • Norm tablosundaki sayılar ve çeşitlilik artırılmalı (bazı yarışmalarda norm verilmiyor),
  • Ulusal hakemlik sınıfı kendi içinde üç kademeye ayrılmalı (A,B,C),
  • Norm hesabı yapılmadan tüm il hakemlerine yükselme sınavına girme hakkı verilmeli,
  • Başarılı olan il hakemleri beklemeksizin ‘C Sınıfı Ulusal Hakem’ unvanını almalı, (bunun yanında örneğin yarışmalardan dört ulusal norm edinmiş olanlar sınavda başarılı olurlarsa hemen A sınıfı, ikisi yarışmalardan edinilmiş dört norm sahibi olanlar ‘B’ sınıfı….)
  • Mevcut ulusal hakemler alacakları eğitim sonunda gelişim sınavına girmeli, başarılı olanlar ‘A Sınıfı Ulusal Hakem’ olmalı, başarısız olanlar da B sınıfında kalmalı,
  • C sınıfı ulusal hakemler, iki yıl sonra, iki norm elde etmeleri durumunda sınavda da başarılı olmaları koşuluyla ‘B Sınıfı Ulusal Hakem’, benzer biçimde iki yıl sonra iki norm elde etmeleri durumunda sınavda da başarılı olmaları koşuluyla ‘A Sınıfı Ulusal Hakem’ olabilmeli,
  • Kademeler arasında geçiş için gerekli normların neler olabileceği saptanmalı, (derece atlarken hangi yarışmalarda hangi görev karşılığında norm alınabileceği belirlenmeli. Örneğin süper ligde görev alan B sınıfı Ulusal hakem ‘A Sınıfı Ulusal Norm’ edinebilmeli),
  • Hızlı terfi olanağı için istisnalar getirilmeli, (ev sahibi olunan Avrupa, Dünya şampiyonaları gibi yarışmalarda başarıyla görev yapanlar için iki yıllık bekleme süresi bir yıla çekilebilir, yabancı dil düzeyi, rating elde etme, antrenör düzeyi gibi özendirici ölçütler burada ayrıca değerlendirilebilir)
 
19 Ağustos 2016

IA&IO Tahsin AKTAR

Yorumlar - Yorum Yaz